"pinpoints" in Turkish
Definition
Bir şeyin tam yerini, nedenini veya ayrıntılarını açıkça belirlemek.
Usage Notes (Turkish)
Bilimsel, teknik veya analitik ortamlarda doğruluk vurgulanırken sıkça kullanılır. 'pinpoints the cause' gibi ifadelerde geçer ve sıradan 'bulur' veya 'gösterir'den daha resmidir.
Examples
The doctor pinpoints the exact location of the pain.
Doktor ağrının tam yerini **belirler**.
This map pinpoints all the restaurants nearby.
Bu harita yakındaki tüm restoranları **kesin olarak saptar**.
She pinpoints the main problems in her report.
Raporunda ana sorunları **tam olarak belirler**.
The study pinpoints why students struggle with math.
Bu çalışma öğrencilerin matematikte neden zorlandığını **kesin olarak ortaya koyar**.
Her analysis pinpoints the reasons behind the company's growth.
Onun analizi şirketin büyümesinin ardındaki nedenleri **kesin olarak belirler**.
This technology pinpoints leaks in the pipeline quickly and efficiently.
Bu teknoloji boru hattındaki sızıntıları hızlı ve verimli bir şekilde **tam olarak belirler**.