Type any word!

"persecute" in Turkish

zulmetmekbaskı yapmak

Definition

Birine özellikle ırkı, dini, siyasi görüşleri ya da etnik kökeni yüzünden uzun süre kötü ve haksız şekilde davranmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi, hukuki veya tarihi bağlamlarda sık kullanılır. 'for' ile ('persecuted for their beliefs') kullanılabilir. 'prosecute' (kovuşturmak) ile karıştırmayın.

Examples

He was persecuted for his religious beliefs.

Dini inançları yüzünden **zulme uğradı**.

Many groups have been persecuted throughout history.

Birçok grup tarih boyunca **zulme uğradı**.

She fears the government will persecute her for speaking out.

Konuştuğu için hükümetin onu **zulmedeceğinden** korkuyor.

People shouldn't be persecuted just for who they are.

İnsanlar sadece kim oldukları için **zulme uğramamalı**.

In some countries, journalists are persecuted for telling the truth.

Bazı ülkelerde gazeteciler doğruyu söyledikleri için **zulme uğruyor**.

They claim they're being persecuted, but I think it's just criticism.

Onlar **zulme uğradıklarını** iddia ediyorlar ama bence bu sadece eleştiri.