"permissive" in Turkish
Definition
Kurallara veya disipline karşı fazla hoşgörülü, sert sınırlar koymayan kişi veya toplumu tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eleştirel olarak, aşırı serbestlik tanıyan aileler veya toplumlar için kullanılır. 'permissive parents' aşırı müsamahakar ebeveyn anlamındadır.
Examples
Her parents are very permissive about her bedtime.
Ailesi onun yatma saati konusunda çok **hoşgörülü**.
The school is not permissive about using phones in class.
Okul, sınıfta telefon kullanımına karşı **hoşgörülü** değil.
I think the rules were too permissive at the camp.
Bence kamptaki kurallar çok **hoşgörülü**ydü.
Some people say our society is becoming too permissive these days.
Bazıları günümüzde toplumumuzun fazla **hoşgörülü** hale geldiğini söylüyor.
My boss isn't very permissive when it comes to taking time off.
Patronum izin almak konusunda pek **hoşgörülü** değildir.
"Wow, you're so permissive with your kids!"
"Vay, çocuklarına ne kadar **hoşgörülüsün**!"