Type any word!

"peregrine" in Turkish

doğan (peregrine)

Definition

‘Doğan’ en çok yüksekten dalış yaptığında dünyanın en hızlı hayvanı olarak bilinen güçlü bir yırtıcı kuşu ifade eder. Bazen eski ve resmî dilde ‘yabancı’ veya ‘gezgin’ anlamlarında da geçer.

Usage Notes (Turkish)

Günlük Türkçede en çok ‘doğan kuşu’ için, özellikle doğa ve yaban hayatı sohbetlerinde geçer. Sıfat anlamı çok nadirdir; ‘pilgrim’ ile karıştırmayın.

Examples

A peregrine can fly faster than any other bird.

Bir **doğan**, diğer tüm kuşlardan daha hızlı uçabilir.

The peregrine is known for its sharp eyesight.

**Doğan** keskin görüşüyle bilinir.

We saw a peregrine sitting on the rock.

Kayada oturan bir **doğan** gördük.

Did you know the peregrine can reach speeds over 300 kilometers per hour when hunting?

Biliyor muydunuz, bir **doğan** avlanırken saatte 300 kilometrenin üzerine çıkabiliyor?

There's a pair of peregrines nesting on the city tower this year.

Bu yıl şehir kulesinde bir çift **doğan** yuva yaptı.

The documentary followed the journey of a young peregrine learning to survive in the wild.

Belgesel, genç bir **doğan**ın vahşi doğada hayatta kalmayı öğrenme yolculuğunu takip etti.