Type any word!

"peon" in Turkish

ayak işleri yapanofis görevlisi (basit işlerde çalışan)

Definition

Basit ve düşük seviyeli işleri yapan, genellikle pek fazla yetkisi veya saygınlığı olmayan kişilere denir. Bazı yerlerde ofis görevlisi veya getir götür işleri yapan kişi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada alaycı veya aşağılayıcı olarak algılanabilir. Ofiste 'ofis görevlisi' söylemi tercih edilir; 'ayak işleri yapan' ise genellikle hafif küçümseyici olur.

Examples

The peon cleaned the office every evening.

**Ayak işleri yapan** her akşam ofisi temizledi.

He works as a peon in a school.

O, bir okulda **ofis görevlisi** olarak çalışıyor.

The company hired a new peon last week.

Şirket geçen hafta yeni bir **ofis görevlisi** işe aldı.

I started my first job as a peon and learned a lot about hard work.

İlk işime **ofis görevlisi** olarak başladım ve çalışmanın ne olduğunu öğrendim.

She felt like a peon doing everyone else’s tasks all day.

Bütün gün başkalarının işlerini yapınca kendini **ayak işleri yapan** gibi hissetti.

Nobody pays attention to what the peon says, but he often knows what’s really happening.

Kimse **ayak işleri yapan** kişinin söylediklerine kulak asmıyor ama o genellikle gerçekte ne olduğunu biliyor.