"penny wise and pound foolish" in Turkish
Definition
Küçük masraflardan tasarruf ederek büyük harcamaları veya önemli maliyetleri göz ardı eden, bu yüzden zarara uğrayan kişiyi anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Kısaca birinin kısa vadeli, küçük tasarruflar uğruna daha büyük zararlar yaşaması eleştirilir. Hem iş hem günlük konuşmada kullanılabilir.
Examples
He is penny wise and pound foolish when he skips maintenance to save money but ends up paying more for repairs.
Bakım masrafından kurtulmak için masrafı atlıyor ama sonunda daha fazla tamir parası ödüyor. Tam bir **küçük hesaplar yapıp büyük kayıplar yaşamak**.
Buying cheap shoes that wear out fast is being penny wise and pound foolish.
Hemen eskiyen ucuz ayakkabı almak tam anlamıyla **küçük hesaplar yapıp büyük kayıplar yaşamak** olur.
If you choose low-quality insurance to save, you might be penny wise and pound foolish.
Düşük kaliteli sigorta seçmek başta kazanç gibi görünebilir ama bu tam **küçük hesaplar yapıp büyük kayıplar yaşamak** olur.
My uncle always buys the cheapest tools, and they break right away. Total penny wise and pound foolish.
Amcam hep en ucuz aletleri alır ve hemen bozulurlar. Tam bir **küçük hesaplar yapıp büyük kayıplar yaşamak**.
Don’t be penny wise and pound foolish by skipping a car checkup—big problems cost far more later.
Araba kontrolünü atlayıp masrafı küçültmek için çabalamayın; büyük sorunlarda daha fazla ödersiniz, yani **küçük hesaplar yapıp büyük kayıplar yaşamak** yapmayın.
She waited months to buy a plane ticket, hoping for a deal, but prices just went up. Classic penny wise and pound foolish move.
Aylarca bilet için bekledi, ucuzluk umarken fiyatlar hep arttı. Tam bir **küçük hesaplar yapıp büyük kayıplar yaşamak** hamlesi.