"penetrates" in Turkish
Definition
Bir şeyin bir nesnenin içine ya da içinden geçmesi; ışık, ses, düşünce veya maddeyle ilgili kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da teknik dilde kullanılır. 'Işık nüfuz eder', 'fikir içine işler' gibi kullanımlarda geçerlidir. İnsanlar için 'girmek' kullanılır.
Examples
The sunlight penetrates the clouds.
Güneş ışığı bulutların arasından **nüfuz eder**.
The drill penetrates the wall easily.
Matkap duvarı kolayca **deler (nüfuz eder)**.
The smell of flowers penetrates the whole house.
Çiçeklerin kokusu tüm eve **nüfuz eder**.
His words penetrate deep into my heart.
Sözleri kalbimin derinliklerine **işliyor**.
Sound easily penetrates thin walls in this apartment.
Bu apartmanda ince duvarlardan ses kolayca **nüfuz eder**.
Her laughter penetrates the silence of the night.
Onun kahkahası gecenin sessizliğini **bozar (nüfuz eder)**.