"patina" in Turkish
Definition
Bakır veya bronz gibi metallerin zamanla üzerinde oluşan ince yeşil ya da kahverengi tabakadır. Nesnelerin yaşını ve karakterini gösteren yüzey görünümünü de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Sanat, antika ve mimaride sıkça kullanılır. Estetik ve tarihi bir güzellik olarak olumlu anlamda geçer. 'Pas' ile karıştırmayın.
Examples
The old bronze statue has a green patina.
Eski bronz heykelin üzerinde yeşil bir **patina** oluşmuş.
Copper roofs often form a patina over the years.
Bakır çatılar yıllar içinde **patina** oluşturur.
The antique table shows a lovely patina from age.
Antika masada yaşından dolayı hoş bir **patina** oluşmuş.
Collectors love the unique patina that time gives to vintage objects.
Koleksiyoncular, zamanın vintage eşyalara kattığı eşsiz **patina**yı sever.
That door's weathered look is called a patina by designers.
Tasarımcılar, o kapının eski görünüşüne **patina** diyor.
After years outside, the sculpture developed a natural patina that made it even more beautiful.
Yıllarca dışarıda kaldıktan sonra heykel doğal bir **patina** kazanarak daha da güzelleşti.