Type any word!

"partisans" in Turkish

taraftaryandaşpartizan (direnişçi)

Definition

Belirli bir lideri, grubu, fikri ya da davayı güçlü şekilde destekleyen kişi; ayrıca, işgalci güce karşı savaşan direnişçi anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Sıklıkla politikada güçlü destekçileri tanımlar; tarihte, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nda direnişçi anlamına gelir. 'Katılımcı' ile karıştırmayın.

Examples

The two main political parties have loyal partisans.

İki ana siyasi partinin sadık **taraftarları** var.

Many partisans supported the rebel leader during the conflict.

Çatışma sırasında birçok **taraftar** isyancı lidere destek verdi.

During World War II, partisans fought against the occupying forces.

İkinci Dünya Savaşı'nda **partizanlar** işgalcilere karşı savaştı.

Social media is full of partisans arguing for their side.

Sosyal medyada kendi tarafını savunan birçok **taraftar** var.

The debate turned heated as more partisans joined the conversation.

Daha fazla **taraftar** sohbete katıldıkça tartışma hararetlendi.

Critics say partisans sometimes ignore important facts to defend their group.

Eleştirmenler, **taraftarların** bazen kendi gruplarını savunmak için önemli gerçekleri yok saydığını söylüyor.