"parasol" in Turkish
Definition
Şemsiye, genellikle elde taşınan veya dış mekânda kurulan, güneşten korunmak için kullanılan hafif bir eşyadır.
Usage Notes (Turkish)
'Şemsiye' kelimesi hem yağmur hem de güneş için kullanılabilir; 'güneş şemsiyesi' özellikle yalnızca güneşe karşı koruma ifade eder. Tarihi ya da dekoratif ortamlarda sıkça rastlanır.
Examples
She opened her parasol to block the sun.
Güneşi engellemek için **şemsiyesini** açtı.
The parasol is on the balcony.
**Şemsiye** balkonda.
We sat under a big parasol at the café.
Kafede büyük bir **güneş şemsiyesi**nin altında oturduk.
On hot days, I always carry a parasol when I walk downtown.
Sıcak günlerde çarşıya giderken her zaman **güneş şemsiyesi** taşırım.
The kids played in the sand while their mom relaxed under a striped parasol.
Çocuklar kumda oynarken anneleri çizgili bir **güneş şemsiyesi**nin altında dinleniyordu.
That old photo shows ladies strolling through the park with fancy parasols and hats.
O eski fotoğrafta kadınlar şık **şemsiyeler** ve şapkalarla parkta dolaşıyor.