"palpable" in Turkish
Definition
Dokunulabilir ya da çok açık şekilde hissedilebilen şeyler için kullanılır; genellikle ortam veya duyguların kuvvetle hissedildiği durumları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Palpable', yazı dilinde ve resmîde sık kullanılır; 'palpable tension' gibi atmosfer veya duygular için kullanılır. Günlük dilde fiziki nesneler için nadiren kullanılır.
Examples
There was a palpable sense of excitement in the room.
Odada **elle tutulur** bir heyecan vardı.
The tension at the meeting was almost palpable.
Toplantıdaki gerginlik neredeyse **elle tutulur** düzeydeydi.
Her disappointment was palpable when she read the letter.
Mektubu okuduğunda hayal kırıklığı **elle tutulur** derecedeydi.
You could feel the palpable anger in the crowd after the announcement.
Duyurudan sonra kalabalıktaki öfke **elle tutulur** oldu.
When the power went out, the fear in the room became palpable.
Elektrik kesildiğinde, odadaki korku **elle tutulur** bir hal aldı.
The excitement before the concert was absolutely palpable.
Konser öncesindeki heyecan tamamen **elle tutulurdu**.