"paddle your own canoe" in Turkish
Definition
Başkalarının yardımı olmadan kendi işini kendin yapmak, bağımsız olmak.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi bir deyimdir; genelde birinin kendi ayakları üzerinde durabilmesini vurgulamak için kullanılır. Takım çalışması için uygun değildir.
Examples
You have to paddle your own canoe when you move out.
Taşındığında **kendi işini kendi görmek** zorundasın.
She likes to paddle her own canoe at work.
İş yerinde **bağımsız hareket etmeyi** seviyor.
When parents travel, kids need to paddle their own canoe.
Aileler seyahatteyken çocuklar **kendi işini kendi görmek** zorunda.
College is the time to really paddle your own canoe.
Üniversite, gerçekten **kendi işini kendi gördüğün** zamandır.
Don’t ask Tom for help—he believes in paddling his own canoe.
Tom'dan yardım isteme—o **bağımsız hareket etmeye** inanır.
Sometimes you have to just paddle your own canoe and figure things out.
Bazen sadece **kendi işini kendi görmek** ve her şeyi çözmek gerekir.