Type any word!

"paced" in Turkish

gidip gelmektemposunu ayarlamak

Definition

'paced', endişeli olduğunda veya beklerken bir yerde gidip gelmek ya da bir etkinliğin hızını ayarlamak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gerginlik ya da sabırsızlık hissiyle birlikte kullanılır ('He paced the room'). Bir aktivitenin temposunu ayarlamak anlamında da kullanılır ('She paced the race'). Sadece 'yürümek'ten farklı olarak tekrar ve ritim içerir.

Examples

He paced up and down the hallway while waiting for news.

Haber beklerken koridorda ileri geri **gidip geldi**.

She paced herself during the long test to finish on time.

Uzun sınav sırasında zamanında bitirebilmek için kendini **temposunu ayarladı**.

The dog paced around the room excitedly.

Köpek heyecanla odanın içinde sürekli **gidip geldi**.

He paced nervously in front of the hospital, waiting for the doctor.

Doktoru beklerken hastanenin önünde gergince **gidip geldi**.

Our coach paced the sidelines, shouting instructions at the players.

Antrenörümüz, oyunculara talimat verirken kenarda sürekli **gidip geldi**.

She paced out her speech so she wouldn't run out of time on stage.

Sahnedeyken süresini bitirmemek için konuşmasını **temposunu ayarladı**.