"overturn" in Turkish
Definition
Bir şeyi tamamen devirmek ya da resmî bir kararı, hükmü veya yasayı geçersiz kılmak.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel (araba devirmek) hem de hukuki/siyasi (kararı bozmak) kullanımı vardır. Ciddi değişiklikler için geçerlidir.
Examples
The truck overturned on the highway.
Kamyon otoyolda **devrildi**.
The court overturned the previous decision.
Mahkeme önceki kararı **bozdu**.
Heavy winds can overturn small boats.
Şiddetli rüzgarlar küçük tekneleri **devirebilir**.
Did you hear the judge overturned that controversial law?
Hakimin o tartışmalı yasayı **bozduğunu** duydun mu?
When the boat tipped, everyone scrambled as it overturned.
Tekne **devrildiğinde**, herkes panikle koşuşturdu.
They fought hard to overturn the unfair decision at work.
İş yerindeki adaletsiz kararı **bozmak** için çok uğraştılar.