"outside chance" in Turkish
Definition
Bir şeyin olma ihtimali çok düşük olsa da, tamamen imkânsız değildir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada yaygındır; 'çok düşük ihtimal' şeklinde kullanılır. İmkânsızdan farklı olarak, az da olsa bir umut olduğunu vurgular.
Examples
She has an outside chance of winning the race.
Onun yarışı kazanmak için **çok düşük ihtimali** var.
There is an outside chance it will rain today.
Bugün yağmur yağma **ihtimali çok düşük**.
He took the job offer on the outside chance they might promote him quickly.
Hızlı terfi etme **çok düşük ihtimaliyle** iş teklifini kabul etti.
It's an outside chance, but maybe we'll get tickets if we wait in line.
**Çok düşük bir ihtimal**, ama sırada beklersek belki bilet alırız.
The team has an outside chance of reaching the finals, but they'll need a miracle.
Takımın finale çıkma **çok düşük ihtimali** var, ama mucizeye ihtiyaçları olacak.
He applied to Harvard just on the outside chance he'd get in.
Harvard'a kabul edilme **çok düşük ihtimaliyle** başvurdu.