"outran" in Turkish
Definition
'Outran' birinin veya bir şeyin koşarak önüne geçmek ya da koşarak kaçıp kurtulmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Sadece fiziksel koşma, hızlı kaçma gibi durumlarda kullanılır. Soyut başarılar için kullanılmaz; bu tip durumlarda 'outperformed' tercih edilir.
Examples
She outran her friends in the race.
Yarışta arkadaşlarını **geçti**.
The rabbit outran the dog.
Tavşan, köpeği **geçti**.
I outran the storm and got home dry.
Fırtınayı **geçip** eve kuru vardım.
They outran the security guards and slipped out the back door.
Güvenlik görevlilerini **geçip** arka kapıdan sıvıştılar.
I barely outran the stray dog chasing me down the street.
Sokakta peşimden gelen başıboş köpeği zar zor **geçebildim**.
No one expected him to win, but he outran everyone.
Kimse onun kazanmasını beklemiyordu ama o herkesi **geçti**.