"out of sync" in Turkish
Definition
Bazı şeyler ya da kişiler aynı anda gerçekleşmiyorsa ya da uyum içinde değilse 'uyumsuz' veya 'senkronize değil' denir. Saat, ses, fikirler veya insanlar için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Hem teknik hem de mecaz anlamda yaygınca kullanılır; karşıtı 'in sync'dir. Genellikle günlük, samimi konuşmalarda geçer.
Examples
The sound is out of sync with the video.
Ses görüntüyle **uyumsuz**.
My watch is out of sync with yours.
Saatim seninkiyle **uyumsuz**.
Sometimes our schedules are out of sync.
Bazen programlarımız **uyumsuz** oluyor.
They felt out of sync after moving to a new city.
Yeni bir şehre taşındıktan sonra kendilerini **uyumsuz** hissettiler.
The team's efforts were out of sync, so the project failed.
Takımın çabaları **uyumsuzdu**, bu yüzden proje başarısız oldu.
Whenever I travel, my body clock gets out of sync.
Her seyahat ettiğimde, biyolojik saatim **uyumsuz** hale geliyor.