"ostend" in Turkish
Definition
Bir şeyi açıkça göstermek veya sergilemek anlamında kullanılan çok eski bir kelimedir; günümüzde neredeyse hiç kullanılmaz.
Usage Notes (Turkish)
Günümüz Türkçesinde kullanılmaz; onun yerine 'göstermek', 'sergilemek', 'ifade etmek' tercih edilir. Sadece tarihi ya da edebi metinlerde rastlanır.
Examples
The king wished to ostend his power to all his subjects.
Kral, tüm tebaasına gücünü **göstermek** istedi.
The document was written to ostend the new laws.
Belge, yeni yasaları **göstermek** için yazılmıştı.
He tried to ostend his achievements during the meeting.
Toplantı sırasında başarılarını **göstermeye** çalıştı.
The leader wished to ostend his intentions without ambiguity.
Lider, niyetlerini açıkça ve anlaşılır şekilde **göstermek** istedi.
In old letters, writers would often ostend their loyalty to the crown.
Eski mektuplarda yazarlar sık sık tahta bağlılıklarını **gösterirdi**.
Though rarely used today, some historical documents ostend the values of their era.
Bugün artık nadiren kullanılsa da, bazı tarihi belgeler dönemlerinin değerlerini **göstermektedir**.