"orbiting" in Turkish
Definition
Bir cismin başka bir cismin etrafında genellikle uzayda eğri bir yol izleyerek dönmesi. Örneğin, gezegenlerin Güneş'in etrafında, uyduların Dünya'nın etrafında dönmesi gibi.
Usage Notes (Turkish)
Bilimsel ve uzayla ilgili konuşmalarda sık geçer. 'Dönmek' ile karıştırmayın; bu kelime merkezin etrafında dolaşmayı anlatır. 'Yörüngede dönen uydu', 'yörüngede dönen gezegen' gibi kullanılır.
Examples
The Earth is orbiting the Sun.
Dünya, Güneş'in etrafında **yörüngede dönüyor**.
A satellite is orbiting the planet.
Bir uydu gezegenin etrafında **yörüngede dönüyor**.
Many moons are orbiting Jupiter.
Birçok uydu Jüpiter'in etrafında **yörüngede dönüyor**.
That probe has been orbiting Mars for two years.
O keşif aracı iki yıldır Mars'ın etrafında **yörüngede dönüyor**.
The telescope found an asteroid orbiting near Earth.
Teleskop, Dünya'nın yakınında **yörüngede dönen** bir asteroit buldu.
She described the feeling as like orbiting a new world, always discovering something different.
O duyguyu, her zaman yeni bir şey keşfederek yeni bir dünyanın etrafında **yörüngede dönüyor** gibi tarif etti.