"open out" in Turkish
Definition
Bir şeyi açmak, genişletmek veya yaymak; böylece daha büyük bir alan kaplar. Ayrıca alan veya görüş açısı genişlediğinde veya biri daha açık sözlü ya da rahat olduğunda da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Open out' daha çok fiziksel nesnelerin (harita, kapı) açılması ya da bir alanın genişletilmesi için kullanılır. İnsanlar için de kullanılabilir; biri daha dışa dönük olduğunda. 'Open up' (sırrını paylaşmak) ile karıştırmayın.
Examples
Please open out the map on the table.
Lütfen haritayı masanın üstünde **aç**.
The street opens out into a large square.
Cadde büyük bir meydana **açılıyor**.
Can you help me open out this folding chair?
Bu katlanır sandalyeyi **açmama** yardım eder misin?
The view really opens out once you reach the top of the hill.
Tepenin zirvesine ulaştığınızda manzara gerçekten **genişliyor**.
Give her some time—she'll open out once she feels comfortable.
Ona biraz zaman tanı—rahat hissettiğinde **açılır**.
Once the flower buds, it quickly opens out into full bloom.
Tomurcuk oluştuğunda çiçek hemen **tamamen açılır**.