"on the fence" in Turkish
Definition
Birden fazla seçenek arasında karar verememek veya ikilemde kalmak.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada yaygındır. 'on the fence about...' ifadesi henüz karar verilmediğini gösterir; fiziksel anlamda kullanılmaz.
Examples
I'm still on the fence about which movie to watch.
Hangi filmi izleyeceğim konusunda hâlâ **kararsızım**.
She is on the fence about joining the team.
Takıma katılıp katılmama konusunda **kararsız**.
They're on the fence about moving to a new city.
Yeni bir şehre taşınmak konusunda **kararsızlar**.
Honestly, I'm on the fence about getting a dog. It's a big responsibility.
Açıkçası, köpek sahiplenme konusunda hâlâ **kararsızım**. Büyük bir sorumluluk.
You can't stay on the fence forever—you need to make a choice.
Sonsuza kadar **kararsız** kalamazsın—bir seçim yapman lazım.
Most voters are still on the fence just days before the election.
Seçime yalnızca birkaç gün kalmışken çoğu seçmen hâlâ **kararsız**.