"on the alert" in Turkish
Definition
Tehlike veya sorunlara karşı dikkatli ve hızlı tepki verecek şekilde hazır olmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok güvenlik ve dikkat gerektiren durumlarda kullanılır. 'On guard' daha koruyucu olmaya odaklanırken, 'on the alert' farkındalığa vurgu yapar.
Examples
The guards stayed on the alert all night.
Muhafızlar bütün gece **tetikte** kaldılar.
Be on the alert for any suspicious people.
Şüpheli kişiler için **tetikte** olun.
The police were on the alert after the robbery.
Soygundan sonra polis **tetikte** idi.
You have to stay on the alert when driving late at night.
Gece geç saatlerde araba kullanırken **dikkatli** olmalısın.
After hearing strange noises, she was immediately on the alert.
Garip sesler duyduktan sonra hemen **tetikte** oldu.
Travelers should always be on the alert for scams in big cities.
Seyahat edenler büyük şehirlerdeki dolandırıcılıklara karşı her zaman **tetikte** olmalıdır.