Type any word!

"oeuvre" in Turkish

eserler bütünüyapıtlar topluluğu

Definition

Bir sanatçı, yazar veya bestecinin kariyeri boyunca ürettiği tüm eserlerin bütünü ya da tek başına büyük bir yapıt anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sanat, edebiyat veya müzik tarihi gibi resmî ve akademik metinlerde kullanılır; gündelik konuşmalarda yaygın değildir. 'Work' (iş, görev) ile karıştırmayın.

Examples

The museum displayed the artist's entire oeuvre.

Müze, sanatçının tüm **eserler bütünü**nü sergiledi.

Her literary oeuvre spans five decades.

Onun edebi **eserler bütünü** beş onyıla yayılır.

This painting is considered the highlight of his oeuvre.

Bu tablo, onun **eserler bütünü**ndeki en önemli parça olarak kabul edilir.

If you look at her whole oeuvre, you can see how her style changed over time.

Onun tüm **eserler bütünü**ne bakarsanız, tarzının zaman içinde nasıl değiştiğini görebilirsiniz.

Scholars still debate which novel is the true masterpiece in his oeuvre.

Bilim insanları, onun **eserler bütünü**ndeki gerçek başyapıtın hangi roman olduğunu hâlâ tartışıyor.

Though he's best known for his films, his photographic oeuvre is also impressive.

Filmleriyle tanınsa da, fotoğraf **eserler bütünü** de etkileyici.