"objectionable" in Turkish
Definition
Bir şey itiraz edilebilir veya sakıncalıysa, insanları rahatsız eder, kırar veya uygunsuz bulunur.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve ciddi durumlarda, özellikle içerik, davranış veya yorumların çok uygunsuz ya da rahatsız edici olduğunu belirtirken kullanılır. Basit hoşnutsuzluklar için değil.
Examples
This book contains some objectionable language.
Bu kitapta bazı **sakıncalı** ifadeler var.
Many found his comments to be objectionable.
Birçok kişi onun yorumlarını **sakıncalı** buldu.
Posting objectionable images online can get you banned.
Çevrimiçi olarak **sakıncalı** görseller paylaşmak yasaklanmanıza yol açabilir.
I don't find that joke objectionable, but some people might.
Ben o şakayı **sakıncalı** bulmuyorum ama bazı insanlar bulabilir.
The movie was rated PG-13 for objectionable content.
Film, **sakıncalı** içerikten dolayı PG-13 olarak derecelendirildi.
Anything objectionable should be reported to the moderator.
Herhangi bir **sakıncalı** durumu moderatöre bildirmelisiniz.