"nuances" in Turkish
Definition
Anlamda, duyguda veya ayrıntıda gözle görülmeyen ince, küçük farklara denir.
Usage Notes (Turkish)
'Nuances' genellikle çoğul olarak ve resmi ya da akademik metinlerde, sanat veya kültürel konularda geçer: 'the nuances of language', 'cultural nuances'. Belirgin ve büyük farklar için kullanılmaz.
Examples
She explained the nuances of the new rule to us.
Bize yeni kuralın **nüanslarını** açıkladı.
Learning a language means understanding its nuances.
Bir dili öğrenmek, onun **nüanslarını** anlamak demektir.
The artist captured the nuances of light and shadow.
Sanatçı, ışık ve gölgenin **nüanslarını** yakaladı.
If you don't catch the nuances in her tone, you might miss her real meaning.
Eğer onun tonundaki **nüansları** fark etmezseniz, gerçek anlamı kaçırabilirsiniz.
There are many cultural nuances that outsiders don't notice.
Dışarıdan gelenlerin fark etmediği birçok kültürel **nüans** var.
His performance was good, but he missed a few important nuances of the character.
Performansı iyiydi, fakat karakterin bazı önemli **nüanslarını** kaçırdı.