"not able to wait" in Turkish
Definition
Bir şeyi dört gözle beklemekten ya da çok heyecanlı olmaktan dolayı artık bekleyememek durumu. Genellikle olumlu olaylar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik, samimi konuşmalarda sıkça kullanılır. 'Sabırsızlanmak' daha olumlu bir heyecanı, 'bekleyememek' ise genel sabırsızlığı anlatır.
Examples
I'm not able to wait for my birthday party.
Doğum günü partimi dört gözle bekliyorum, artık **sabırsızlanıyorum**.
She is not able to wait for the movie to start.
Filmin başlaması için **sabırsızlanıyor**.
The children are not able to wait to open their gifts.
Çocuklar hediyelerini açmak için **sabırsızlanıyor**.
He's so excited about his new job that he's not able to wait to start.
Yeni işi için çok heyecanlı, bir an önce başlamak **istiyor, sabırsızlanıyor**.
I’m not able to wait any longer—let’s just go!
Artık daha fazla **bekleyemem**—hadi gidelim!
We were all not able to wait to see who would win the contest.
Hepimiz yarışmayı kimin kazanacağını görmek için **sabırsızlanıyorduk**.