"neighboring" in Turkish
Definition
Bir yerin yanında ya da çok yakınında bulunan; genellikle ülkeler, şehirler, bölgeler ya da binalar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla isimden önce kullanılır ('neighboring countries', 'neighboring towns'). Sadece yerler veya bölgeler için uygundur, insanlar için kullanılmaz.
Examples
We visited the neighboring town last weekend.
Geçen hafta sonu **komşu** kasabayı ziyaret ettik.
The neighboring countries signed a peace agreement.
**Komşu** ülkeler bir barış anlaşması imzaladı.
There is a neighboring park next to the school.
Okulun yanında bir **komşu** park var.
We got lost in one of the neighboring neighborhoods while looking for the café.
Kafeyi ararken **komşu** mahallelerden birinde kaybolduk.
Farmers from neighboring villages often trade goods at the market.
**Komşu** köylerden çiftçiler sıkça pazarda ürün takas eder.
Heavy rain caused flooding in some neighboring areas.
Şiddetli yağmur bazı **komşu** bölgelerde su taşkınlarına neden oldu.