"negotiates" in Turkish
Definition
Başka kişilerle bir anlaşmaya varmak amacıyla görüşmek, özellikle iş, siyaset veya sorun çözmede kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve iş ortamlarında kullanılır. 'Anlaşma', 'kontrat', 'fiyat' gibi kelimelerle birlikte geçer. Günlük küçük istekler için kullanılmaz.
Examples
She negotiates the price before buying a car.
O, araba almadan önce fiyatı **müzakere eder**.
The company negotiates contracts with suppliers.
Şirket tedarikçilerle sözleşme **müzakere eder**.
He negotiates with his parents about his curfew.
O, eve dönüş saati için ailesiyle **müzakere eder**.
Our lawyer negotiates better deals than we can on our own.
Avukatımız, bizim tek başımıza yapabileceğimizden daha iyi anlaşmalar **müzakere eder**.
She always negotiates for extra vacation days during job offers.
O, iş tekliflerinde her zaman ekstra izin günleri için **müzakere eder**.
The union negotiates new terms for its members every year.
Sendika, her yıl üyeleri için yeni şartları **müzakere eder**.