"mutinous" in Turkish
Definition
Birisi isyankar olduğunda, özellikle bir grup içinde otoriteye karşı gelmek ve emirleri dinlememek ister.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle emir dinlemeyen denizci ya da asker gibi gruplar için kullanılır. Bireyin tutumu için de uygundur. Biraz resmi veya edebi bir kelimedir, günlük konuşmada sık geçmez. İlgili isim: 'mutiny' (isyan).
Examples
The mutinous sailors refused to follow their captain's orders.
**İsyankar** denizciler kaptanın emirlerine uymadı.
The students were mutinous after the new rules were announced.
Yeni kurallar açıklandığında öğrenciler **isyankar** oldu.
Her mutinous attitude worried her teachers.
Onun **isyankar** tavrı öğretmenlerini endişelendirdi.
A mutinous crew is the last thing a captain wants during a long voyage.
Uzun bir yolculukta kaptanın en son isteyeceği şey, **isyankar** bir mürettebattır.
You could see her mutinous glare when the boss gave more work.
Patron daha fazla iş verdiğinde gözlerinde **isyankar** bakış görülebiliyordu.
The meeting turned tense as several people grew mutinous about the new policy.
Yeni politika yüzünden birkaç kişi **isyankar** bir tavır takınınca toplantı gerginleşti.