"musing" in Turkish
Definition
Sessizce ya da derinlemesine bir şeyi düşünme veya o düşüncenin kendisi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı, edebi metinlerde görülür; günlük konuşmada nadiren kullanılır. 'Sessiz düşünce', 'düşüncelerine dalmak' gibi ifadelerle birlikte kullanılır.
Examples
Her musing was interrupted by a knock at the door.
Kapıdaki bir tıklama onun **düşüncesini** böldü.
He spent the afternoon lost in musing about his future.
O, öğleden sonrayı geleceği hakkında **düşüncelere** dalarak geçirdi.
These quiet musings helped her relax before bed.
Bu sessiz **düşünceler** yatmadan önce rahatlamasına yardımcı oldu.
I always enjoy reading the author's musings on life.
Yazarın hayat hakkındaki **düşüncelerini** okumaktan her zaman keyif alırım.
After a moment of musing, she finally answered the question.
Bir anlık **tefekkür**ten sonra nihayet soruya cevap verdi.
His late-night musings sometimes led to brilliant ideas.
Gece geç saatlerdeki **düşünceleri** bazen harika fikirlere yol açardı.