"more than one can bear" in Turkish
Definition
Bir kişinin kaldırabileceğinden ya da dayanabileceğinden çok daha zor bir durum, duygusal yük ya da stres ifade edilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle aşırı stres, duygusal veya fiziksel yük için kullanılır. 'It's just more than I can bear' gibi cümlelerde geçer. Küçük sorunlar için uygun değildir.
Examples
Carrying all this alone is more than one can bear.
Bütün bunları tek başına taşımak **katlanılamayacak kadar fazla**.
Sometimes, the pain is more than one can bear.
Bazen acı **dayanılmaz** oluyor.
Losing a loved one can be more than one can bear.
Sevdiğini kaybetmek **katlanılamayacak kadar fazla** olabilir.
'After everything that's happened, it's just more than I can bear right now.'
‘Tüm bunlardan sonra, şu an bu **dayanılmaz** bir durum.’
The pressure at work is more than one can bear these days.
Günümüzde işteki baskı **katlanılamayacak kadar fazla**.
Juggling kids, work, and bills can feel like more than one can bear sometimes.
Çocuklar, iş ve faturaları bir arada yürütmek bazen **dayanılmaz** gelebiliyor.