Type any word!

"morass" in Turkish

bataklıkiçinden çıkılmaz durum

Definition

Yumuşak ve ıslak bir araziyi ya da karmaşık ve çıkılması zor bir durumu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmî veya edebi anlatımlarda kullanılır. Metaforik şekilde 'a morass of paperwork' gibi karmaşık, sıkışmış durumu anlatır. Günlük konuşmada nadiren geçer.

Examples

The hikers got stuck in a morass near the river.

Yürüyüşçüler nehir yakınındaki bir **bataklığa** saplandılar.

The city faced a morass of legal issues.

Şehir, yasal sorunlar **bataklığında** kaldı.

It’s easy to get lost in a digital morass of information.

Dijital **bataklıkta** bilgi içinde kaybolmak çok kolay.

The project turned into a bureaucratic morass and made no progress for months.

Proje, bürokratik bir **bataklığa** dönüştü ve aylarca ilerleme kaydedilmedi.

She struggled to escape the emotional morass after her breakup.

Ayrılıktan sonra duygusal bir **bataklıktan** kurtulmak için mücadele etti.

Don’t let yourself get dragged into a morass of pointless arguments online.

Kendini çevrimiçi anlamsız tartışmaların **bataklığına** kaptırma.