"moneymaker" in Turkish
Definition
Para kazandıran şey, çok para kazandıran ürün, hizmet veya fikir anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmî ve ürün, iş, fikirler için kullanılır; insanlar için nadiren seçilir, resmî yazılarda kullanılmaz.
Examples
The new phone is a real moneymaker for the company.
Yeni telefon şirket için gerçek bir **para kazandıran şey**.
His bakery turned out to be a moneymaker.
Onun fırını gerçekten bir **para kazandıran şey** oldu.
They are looking for the next big moneymaker.
Onlar bir sonraki büyük **para kazandıran şeyi** arıyorlar.
Streaming services have become real moneymakers over the past decade.
Son on yılda yayın hizmetleri gerçek birer **para kazandıran şey**e dönüştü.
That old board game is still their biggest moneymaker after all these years.
O eski kutu oyunu hâlâ yıllar sonra bile en büyük **para kazandıran şeyleri**.
Every company wants to find a moneymaker that keeps bringing in profits year after year.
Her şirket, yıllarca gelir getiren bir **para kazandıran şeyi** bulmak ister.