Type any word!

"molecules" in Turkish

molekül

Definition

İki veya daha fazla atomun bir araya gelerek oluşturduğu, bir kimyasal bileşiğin özelliklerini taşıyan en küçük birimdir.

Usage Notes (Turkish)

'molekül' kelimesi bazen mecaz anlamda, çok küçük miktar (ör. 'not a molecule of truth'— 'zerre kadar doğru değil') için de kullanılır. Sıkça 'su molekülleri', 'DNA molekülleri', 'organik moleküller' gibi birleşik ifadelerde geçer. Atom ve bileşiklerle karıştırmayınız.

Examples

Water molecules are made of two hydrogen atoms and one oxygen atom.

Su **molekülleri**, iki hidrojen atomu ve bir oksijen atomundan oluşur.

Scientists studied the molecules in the new drug.

Bilim insanları yeni ilaçtaki **molekülleri** inceledi.

These molecules are too small to see with the naked eye.

Bu **moleküller** çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür.

The heat causes the molecules to move faster and spread apart.

Isı, **moleküllerin** daha hızlı hareket etmesine ve birbirinden uzaklaşmasına neden olur.

Researchers are designing molecules that can target cancer cells specifically.

Araştırmacılar, doğrudan kanser hücrelerini hedef alabilen **moleküller** tasarlıyor.

There wasn't a molecule of doubt in her mind about the decision.

Bu kararla ilgili aklında en küçük bir **molekül** kadar bile şüphe yoktu.