"mixed blessing" in Turkish
Definition
Hem olumlu hem de olumsuz yanları olan bir durum ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir olayın hem iyi hem de kötü sonuçları olduğunda kullanılır. Gazetelerde ve günlük konuşmada sıkça geçebilir.
Examples
Moving to a new city was a mixed blessing for her.
Yeni bir şehre taşınmak, onun için **hem iyi hem kötü bir durum** oldu.
Having lots of free time can be a mixed blessing.
Çok fazla boş zaman **karışık bir nimet** olabilir.
Fame is often a mixed blessing.
Şöhret genellikle **karışık bir nimet** olur.
Getting that big promotion turned out to be a mixed blessing—more money, but way less free time.
O büyük terfiyi almak **karışık bir nimet** oldu—daha fazla para, ama çok daha az boş vakit.
Winning the lottery can be a real mixed blessing—it changes your life in ways you don't expect.
Piyangoyu kazanmak gerçekten **karışık bir nimet** olabilir—hayatınızı beklemediğiniz şekillerde değiştirir.
Living far from family is a mixed blessing; it's nice to be independent, but sometimes it gets lonely.
Aileden uzakta yaşamak **karışık bir nimet**; bağımsız olmak güzel ama bazen de yalnızlık hissettiriyor.