"mistreating" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye zalimce, adaletsiz ya da kaba şekilde davranmak.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki veya resmî ortamlarda kullanılabilir. 'Abuse' kadar ağır değildir; insanlar, hayvanlar veya nesneler için geçerlidir.
Examples
You should stop mistreating your dog.
Köpeğine **kötü davranmayı** bırakmalısın.
The teacher was fired for mistreating students.
Öğretmen, öğrencilere **kötü davrandığı** için kovuldu.
Some people are caught mistreating animals.
Bazı insanlar hayvanlara **kötü davranırken** yakalanıyor.
He's always mistreating his younger brother, and it's really upsetting.
Küçük erkek kardeşine sürekli **kötü davranıyor**, bu gerçekten üzücü.
If you keep mistreating that phone, it won't last long.
O telefonu **kötü kullanmaya** devam edersen, uzun süre dayanmaz.
They accused the manager of mistreating his staff at work.
Yöneticiyi, çalışanlara **kötü davrandığı** için suçladılar.