"misjudge" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi tüm gerçekleri bilmeden yanlış veya adil olmayan şekilde değerlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî veya yarı resmî ortamlarda, 'birini', 'bir şeyi' veya 'durumu' takiben kullanılır. 'misunderstand' ile karıştırmayın; burada yanlış değerlendirme söz konusudur.
Examples
I misjudged the distance and missed the bus.
Mesafeyi **yanlış değerlendirdim** ve otobüsü kaçırdım.
It is easy to misjudge people when you do not know them well.
Birini iyi tanımıyorsan onu **yanlış yargılamak** kolaydır.
Don’t misjudge her because of what you heard.
Duyduklarına bakarak onu **yanlış yargılama**.
I totally misjudged how hard the exam was going to be.
Sınavın ne kadar zor olacağını tamamen **yanlış değerlendirdim**.
We shouldn’t misjudge the situation before getting all the facts.
Tüm gerçekleri öğrenmeden durumu **yanlış değerlendirmemeliyiz**.
He felt terrible after he realized he had misjudged his friend's intentions.
Arkadaşının niyetlerini **yanlış değerlendirdiğini** anlayınca çok kötü hissetti.