"misdeeds" in Turkish
Definition
Kurallara veya ahlaka aykırı yanlış ve ciddi davranışlar ya da suçlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ciddi, utanç verici yanlışlıklar veya suçlar için, resmi/edebi dille kullanılır; küçük hataları karşılamaz.
Examples
He was punished for his misdeeds at school.
Okuldaki **kötü işleri** yüzünden cezalandırıldı.
The king forgave the criminal's misdeeds.
Kral, suçlunun **kötü işlerini** affetti.
She confessed all her misdeeds to her parents.
Tüm **kötü işlerini** ailesine itiraf etti.
His past misdeeds eventually caught up with him.
Geçmişteki **kötü işleri** sonunda ona bedel ödetti.
Rumors about the politician's misdeeds spread quickly online.
Siyasetçinin **kötü işleri** hakkındaki söylentiler internette hızla yayıldı.
Can people ever truly make up for their misdeeds?
İnsanlar gerçekten geçmiş **kötü işlerini** telafi edebilir mi?