Type any word!

"miniscule" in Turkish

çok küçükufacık

Definition

Normalden veya beklenenden çok daha küçük olan bir şeyi ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya açıklayıcı cümlelerde kullanılır. 'miniscule amount', 'miniscule difference' gibi kalıplarla birlikte görülür. 'miniature' ile karıştırmayın.

Examples

The text was so miniscule that I needed a magnifying glass to read it.

Yazı o kadar **çok küçük**tü ki okumak için büyüteç kullanmam gerekti.

They only paid us a miniscule amount of money.

Bize **çok küçük** bir miktar para ödediler.

There was only a miniscule chance that we would win.

Kazanmamız için sadece **ufacık** bir şans vardı.

Her handwriting is so miniscule I can barely make it out.

El yazısı o kadar **çok küçük** ki, neredeyse okuyamıyorum.

I made a miniscule mistake, but my boss noticed right away.

**Çok küçük** bir hata yaptım ama patronum hemen fark etti.

Compared to last year, the difference in profits is miniscule.

Geçen yıla kıyasla kar farkı **ufacık**.