"merry dance" in Turkish
Definition
Birini karmaşık ve yorucu bir şekilde uğraştırmak veya kafasını karıştırmak, genelde eğlenmek veya kandırmak için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
İngiliz İngilizcesinde, özellikle 'lead someone a merry dance' şeklinde kullanılan gayriresmî ve eğlenceli bir deyimdir. Gerçek dansla ilgisi yoktur.
Examples
She led him a merry dance all afternoon.
Ona, adamı bütün öğleden sonrası boyunca **kafasını karıştırdı**.
The kids played a merry dance on their babysitter.
Çocuklar bakıcıya tam bir **kafasını karıştırma** yaşattı.
He gave me a merry dance trying to find the truth.
Gerçeği bulmam için bana tam bir **karmaşa** yaşattı.
She really led us a merry dance before finally telling the secret.
Sırrı sonunda söylemeden önce bize tam bir **karmaşa** yaşattı.
Don’t let him lead you on a merry dance with those stories.
Bu hikâyelerle seni **kafanı karıştırmasına** izin verme.
I got the runaround at the office—it was a real merry dance.
Ofiste tam anlamıyla bir **karmaşa** yaşadım.