"melancholic" in Turkish
Definition
Derin bir hüzün veya içsel bir üzüntü, genellikle şiirsel veya düşünceli bir şekilde hissedilir.
Usage Notes (Turkish)
'Melankolik' günlük konuşmada nadiren kullanılır; daha çok edebi, şiirsel veya sanatsal bağlamlarda, hafif hüzün veya içsel derinlik anlatırken tercih edilir.
Examples
She felt melancholic on rainy days.
Yağmurlu günlerde kendini **melankolik** hissederdi.
The music had a melancholic tone.
Müziğin **melankolik** bir tonu vardı.
His eyes looked melancholic when he spoke.
Konuşurken gözleri **melankolik** görünüyordu.
It's a melancholic kind of beauty, the way autumn leaves fall.
Sonbahar yapraklarının düşüşünde bir tür **melankolik** güzellik var.
He has a melancholic personality—always a bit lost in thought.
Onun **melankolik** bir kişiliği var—hep biraz dalgın.
That poem is so melancholic, it almost made me cry.
O şiir öyle **melankolik** ki, neredeyse ağlayacaktım.