"meek" in Turkish
Definition
Sessiz, yumuşak huylu ve tartışmaktan kaçınan; bazen kendini kolayca ezdiren kişileri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eski ya da edebi dilde kullanılır; bazen zayıflık veya özgüven eksikliği çağrıştırır. Sadece nazik ya da sessiz olanlar için kullanılmaz; aynı zamanda boyun eğen anlamı taşır.
Examples
He is a meek little boy who never argues with anyone.
O, kimseyle tartışmayan **uysal** bir çocuk.
She gave a meek reply to the question.
Soruya **sakin** bir cevap verdi.
The meek dog hid behind its owner during the storm.
Fırtına sırasında **uysal** köpek sahibinin arkasına saklandı.
Don't mistake her meek attitude for weakness; she's actually very strong.
Onun **uysal** tavrını zayıflık sanma; aslında çok güçlüdür.
He always gives meek suggestions in meetings, but he rarely pushes his ideas.
Toplantılarda her zaman **mütevazı** önerilerde bulunur, ancak fikirlerini nadiren savunur.
Growing up meek taught him to listen more than speak.
**Uysal** büyümek ona konuşmaktan çok dinlemeyi öğretti.