"measure" in Turkish
Definition
Bir şeyin boyutunu, miktarını ya da derecesini standart veya aletle belirlemek. Ayrıca, amaca ulaşmak için alınan aksiyon ya da bir şeyin miktarı anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiil olarak genellikle 'bir şeyi ölçmek', 'şurada/şu kadar ölçmek' kalıpları var. İsim anlamında 'tedbir almak' resmîdir; 'a measure of' belirli miktar anlamında. Yalnızca 'boyut' anlamıyla karıştırmayın.
Examples
Please measure the table before you buy a new cloth.
Yeni bir örtü almadan önce lütfen masayı **ölçün**.
The room measures five meters across.
Oda **ölçmekle** beş metre genişliğinde.
The government announced new safety measures.
Hükümet yeni güvenlik **önlemleri** açıkladı.
It’s hard to measure how much this experience changed me.
Bu deneyimin beni ne kadar değiştirdiğini **ölçmek** zor.
We need to measure our success by customer trust, not just sales.
Başarımızı sadece satışlarla değil, müşteri güveniyle **ölçmeliyiz**.
As a short-term measure, we can work from home this week.
Kısa vadeli bir **önlem** olarak bu hafta evden çalışabiliriz.