"marine" in Turkish
Definition
Deniz, okyanus veya suda yaşayan canlılarla ilgili. Ayrıca, Deniz Piyadeleri'nde görev yapan askeri de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sıfat olarak ('marine life', 'marine pollution') kullanılır. Asker anlamında büyük harfle 'Marine' yazılır.
Examples
Sea turtles are marine animals.
Deniz kaplumbağaları **denizle ilgili** hayvanlardır.
She studies marine biology at university.
Üniversitede **denizle ilgili** biyoloji okuyor.
Her brother is a Marine.
Kardeşi bir **Deniz Piyadesi**.
This documentary shows how marine pollution affects coastal towns.
Bu belgesel, **denizle ilgili** kirliliğin kıyı kasabalarını nasıl etkilediğini gösteriyor.
He spent ten years as a Marine before becoming a teacher.
Öğretmen olmadan önce on yıl **Deniz Piyadesi** olarak görev yaptı.
They're working on a project to protect marine ecosystems.
**Denizle ilgili** ekosistemleri korumak için bir projede çalışıyorlar.