"magnetized" in Turkish
Definition
Bir nesne, mıknatıs gibi metal çekebilmesi için mıknatıslanmış hale getirilmişse bu şekilde adlandırılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel veya teknik konuşmalarda kullanılır; 'mıknatıslanmış nesne' gibi ifadelerde geçer. Günlük konuşmada nadiren rastlanır.
Examples
The needle became magnetized after being rubbed with a magnet.
İğne bir mıknatısla ovulduktan sonra **mıknatıslanmış** oldu.
Credit cards have a magnetized strip on the back.
Kredi kartlarının arkasında **mıknatıslanmış** bir şerit bulunur.
Keep magnetized objects away from computers.
**Mıknatıslanmış** nesneleri bilgisayarlardan uzak tutun.
My screwdriver got magnetized somehow and now picks up tiny screws easily.
Tornavidam bir şekilde **mıknatıslanmış** ve artık küçük vidaları kolayca alıyor.
Don’t put your phone next to anything magnetized or it might cause problems.
Telefonunuzu herhangi bir **mıknatıslanmış** şeyin yanına koymayın, sorunlara yol açabilir.
The train uses magnetized rails for smoother and faster travel.
Tren, daha pürüzsüz ve hızlı yolculuk için **mıknatıslanmış** raylar kullanır.