"magnetically" in Turkish
Definition
Mıknatıslarla veya manyetizmayla ilgili bir şekilde; ayrıca çok güçlü bir şekilde çekici olma durumu için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel veya teknik ifadelerde kullanılır. 'Magnetically drawn' ifadesiyle birine karşı büyük bir çekim anlatılır; günlük konuşmada nadiren görülür.
Examples
The needle moved magnetically toward the magnet.
İğne, mıknatısa doğru **manyetik olarak** hareket etti.
The door closed magnetically when I walked in.
İçeri girdiğimde kapı **manyetik olarak** kapandı.
Some phone cases attach magnetically to the phone.
Bazı telefon kılıfları telefona **manyetik olarak** tutturulur.
Honestly, I felt magnetically pulled to that city the moment I arrived.
Dürüst olmak gerekirse, bu şehre gelir gelmez **mıknatıs gibi** çekildiğimi hissettim.
The two pieces snapped together magnetically without any effort.
İki parça, hiçbir çaba olmadan **manyetik olarak** birbirine geçti.
She was magnetically charming—everyone wanted to talk to her.
O **manyetik olarak** büyüleyiciydi—herkes onunla konuşmak istiyordu.