"luminaries" in Turkish
Definition
Belirli bir alanda çok ünlü ve saygı duyulan, başarıları veya etkileriyle tanınan kişiler için kullanılır. Kelime bazen ışık yayan nesneler için de kullanılabilir; ancak genelde önemli kişiler anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî ve saygılı bir biçimde kullanılır; iş, bilim, sanat gibi alanlarda önde gelen kişiler için uygundur. 'Ünlüler' kelimesinden daha dar ve seçkindir.
Examples
Many luminaries attended the conference.
Birçok **önemli kişi** konferansa katıldı.
She is one of the leading luminaries in science.
O, bilimin önde gelen **önemli kişileri**nden biridir.
The awards night honored several luminaries from the film industry.
Ödül gecesi, film sektöründen birkaç **seçkin kişi**yi onurlandırdı.
At the gala, the city's cultural luminaries were all there, chatting and laughing together.
Galada şehrin kültürel **önemli kişileri** bir aradaydı, sohbet edip gülüyorlardı.
These scientific luminaries paved the way for future generations.
Bu bilimsel **önemli kişiler**, gelecek nesiller için yol açtı.
It was inspiring to see so many luminaries sharing their stories on stage.
Sahnede bu kadar çok **seçkin kişinin** hikayesini paylaşmasını görmek ilham vericiydi.