"lugging" in Turkish
Definition
Ağır veya taşınması zor bir şeyi güçlükle taşımak veya sürüklemek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük ve samimi konuşmalarda kullanılır; 'lugging bags' ifadesi çantaları zorla taşımak anlamına gelir; küçük veya hafif şeylerde kullanılmaz. 'Sürüklemek' veya 'çekmek' ile karıştırılmamalı.
Examples
He was lugging a heavy suitcase up the stairs.
O ağır valizi merdivenlerden yukarı **sürükleyerek** çıkarıyordu.
She is tired from lugging all those groceries home.
Alışveriş torbalarını eve **sürüklemekten** yoruldu.
We spent the day lugging boxes into the new apartment.
Tüm gün kutuları yeni daireye **sürükledik**.
I hated lugging my backpack all over the city in the heat.
Sıcaklarda şehir boyunca çantamı **sürüklemekten** nefret ederdim.
After lugging the furniture upstairs, we needed a break.
Mobilyayı yukarı kata **sürükledikten** sonra bir mola vermemiz gerekti.
Stop lugging that old TV around—let’s just leave it here.
Şu eski televizyonu daha fazla **sürükleme**—bırakalım burada kalsın.