"loiter" in Turkish
Definition
Bir yerde belirgin bir amaç olmadan uzun süre bulunmak veya dolaşmak demektir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yasal veya yarı-resmî bağlamda kullanılır; toplu alanlarda şüpheli olarak algılanabilir. Amaçlı beklemeyle karıştırılmamalı.
Examples
Do not loiter near the school gate.
Okul kapısının önünde **oyalanma**.
It is illegal to loiter in the subway station.
Metro istasyonunda **oyalanmak** yasaktır.
Some teenagers loiter outside the store every evening.
Bazı gençler her akşam dükkanın önünde **oyalanıyor**.
We saw a guy loitering near the parking lot—looked suspicious.
Otoparkın yakınında **oyalanan** bir adam gördük—şüpheli görünüyordu.
Don't loiter here; security might ask us to leave.
Burada **oyalanma**; güvenlik bizi gönderebilir.
She likes to loiter at the park after school talking with friends.
O, okuldan sonra arkadaşlarıyla konuşmak için parkta **oyalanmayı** sever.