"link up" in Turkish
Definition
Biriyle veya bir şeyle belirli bir amaç için bağlantı kurmak veya buluşmak. Toplanmak, birlikte çalışmak ya da sistemleri bağlamak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyetten uzak, sohbet dilinde yaygındır. Biriyle buluşmak, teknolojik olarak bağlanmak ya da ekip halinde çalışmak için kullanılır. Resmi yazışmalarda tercih edilmez.
Examples
Let's link up after work for coffee.
İşten sonra kahve için **buluşalım**.
Our computers linked up to share files.
Bilgisayarlarımız dosya paylaşmak için **bağlantı kurdu**.
The two teams will link up for the project.
İki takım proje için **bağlantı kuracak**.
Text me when you get there and we'll link up.
Oraya vardığında bana mesaj at, **buluşuruz**.
After months apart, the friends finally linked up again.
Aylar sonra, arkadaşlar sonunda tekrar **buluştu**.
We can link up over video call if you can't come in person.
Bizzat gelemiyorsan, görüntülü aramayla **bağlantı kurabiliriz**.